Dış Gebelik Anne Ölümlerine Neden Olabiliyor

Yazar: Bebecik.Net, 20-02-2012, 23:10, Görüntülenme: 242

0

Dış gebelik, döllenmiş olan yumurtanın normalde yerleşmesi gereken uterusun içi yerine, başka bir dokuya yerleşmesi olarak tanımlanır. Dış gebeliğin en çok yerleştiği yer fallop tüpleridir, fakat başka yerlerde de oluşabilir. Tüp içine yerleşen ve giderek büyüyen embrio, tüpü veya o bölgedeki damarları yırtarak iç kanamaya yol açabilir. Bu durumda bebek kaybedildiği gibi, anne yaşamı da risk altına girer.

Acıbadem Kocaeli Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Yıldız Tunçay: “Dış gebelik, son yıllara kadar gebeliğin ilk 3 ayında olan anne ölümleri nedenleri arasında ilk sırada yer alırken, günümüzdeki erken tanı ve tedavide büyük başarılar elde edilmesiyle, anne ölümlerinde %90’ın üzerinde azalma sağlanmıştır. Artık dış gebeliklerin %80’inden fazlasında, tüplerin yırtılıp, iç kanama başlamadan tanısı koyularak, erken dönemde tedavisi yapılabilmektedir. Bunun sebepleri, serumdaki B-HCG (sperm hücresinin yumurtayı dölledikten sonra vücudun salgıladığı hormon) tespitinde artmış hassasiyet, vajinal ultrasonun ve laparoskopinin daha yaygın kullanılmasıdır.” diyor.

Dış gebeliğin görülme sıklığı

Dış gebelik, 1970’lerde 1000 gebelikten 4,5’unda rastlanırken, günümüzde 1000 gebelikten 19,7’unda görülmektedir. Dış gebeliğin artışında çeşitli nedenler bulunmakla birlikte, en önemli nedenleri; cinsel yolla bulaşan hastalıkların yol açtığı pelvik enfeksiyonlarının artışı, kısırlık tedavisinde tüp bebek veya diğer yardımcı üreme tekniklerinin kullanılmasıdır.


Kategori: Anne ve Bebek Sağlığı

 

Çocuklarda Burun Akıntısı Başka Bir Hastalığın Belirtisi Olabilir

Yazar: Bebecik.Net, 20-02-2012, 23:03, Görüntülenme: 129

0

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Pediatrik Alerji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Reha Cengizlier, çocuklardaki burun akıntısının sinüzit, alerjik nezle gibi hastalıkların belirtisi olabileceğini belirterek burun akıntısının 2-3 günden fazla sürmesi halinde hekime danışılması gerektiğini vurguluyor.

Çocuklarda çok sık görülen burun akıntısı genellikle dikkate alınmayan bir konu. Oysa burun akıntısı bazı hastalıkların habercisi olabiliyor. Prof. Dr. Reha Cengizlier, “Burun akıntısı bütün çocukluk dönemini ilgilendiren çok önemli bir sorundur” diyor.

Prof. Dr. Cengizlier, burun akıntısının yeni doğan bebekten, erişkin yaşa kadar en sık karşılaşılan sorunlardan birisi olduğunu vurgulayarak şu bilgileri veriyor:

“Akıntının çeşitli sebepleri var. Bunların en önemlisi enfeksiyonlardır. Enfeksiyonlardan da en fazla nezle, burun akıntısına yol açan bir virüs hastalığıdır. Ayrıca grip, nezle dışı diğer enfeksiyonlar sırasında da burun akıntısı görülür. Burun akıntısının şekli, özelliği hastalık hakkında da bizi uyarabilir. Örneğin, çeşme gibi devamlı şarıl şarıl akan bir burun akıntısı genellikle nezlenin erken görülen bir belirtisidir. Su gibi burun akıntısının görüldüğü bir diğer hastalık da alerjik nezledir.


Kategori: Anne ve Bebek Sağlığı

 

Yumurtalık Kistlerinde Takip Önemli

Yazar: Bebecik.Net, 20-02-2012, 23:03, Görüntülenme: 142

0

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, kadınlarda yumurtalıklarda görülen kistlerin çoğunlukla iyi olduğunu belirterek “Bu kistlerin %80 kadarı iyi huylu olmasına karşın yine de yarattığı sorunlar bakımından mutlak takip ve tedavi gerektirirler” diyor.

Özellikle üreme çağındaki kadınların yaklaşık olarak % 30-40’ında görülen yumurtalık kistleri, kadın hayatının her döneminde ortaya çıkabiliyor. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, yumurtalıkta görülen kistlerin %80 kadarı iyi huylu olmasına karşın yine de yarattığı sorunlar bakımından mutlak takip ve tedavi gerektirdiğini vurguluyor.

Prof. Dr. Fıçıcıoğlu, yumurtalıkta neden kist oluştuğu konusunda şunları söylüyor:

“Yumurtalıklar oldukça dinamik organlardır. Beyinde hipofiz adlı yapıdan salgılanan hormonlar ile yumurtalıklarda her ay, içinde yumurta barındıran küçük kistçikler gelişir. Bunlara folikül kisti denir. Bazen yumurtlama sonrası bu folikül kistleri büyüyebilir ancak genellikle diğer adet dönemine kadar yok olurlar. Bu fizyolojik bir süreci yansıtır. Bazen ise patolojik kistler oluşur. Bunlar üzerinde durulması ve tedavi edilmesi gereken yumurtalık kistlerini oluştururlar.”


Kategori: Anne ve Bebek Sağlığı

 

Bebeklerde Süt Dişleri

Yazar: Bebecik.Net, 20-02-2012, 22:58, Görüntülenme: 142

0

“Nasıl olsa bu dişler değişecek. Çürümeleri- çekilmeleri problem değil, yani tedavi edilmelerine gerek yok, değil mi? “ sorusuna çok muhatap oluruz biz diş hekimleri. . . Hatalı bir ön karar vardır bu soruda; zira 6 ay ila 2,5–3 yaş arasında sürmesi tamamlanan ve “süt dişleri” olarak adlandırılan bu dişlerin bazısı 7 yaş, bazısı ise 11 yaşa kadar ağızda sağlıklı olarak kalmalıdır. Bu zaman aralığında dişin kendi vaktinden önce düşmesi, çekilmesi özellikle ortodontik problemlere yol açacaktır. Daima dişler için rehber olan bu dişler kaybolduğunda, hatta çürük nedeniyle komşu dişle teması kaybolduğunda bile, daima dişler açısından yer darlığı ve çapraşıklık problemi ortaya çıkmaktadır. Süt dişleri 1–2 mm boşluklarla sıralanır; bu durum normaldir, daima dişlerin düzgün sürmesi açısından da gereklidir. Ön daima dişler sürerken oluşan farklı pozisyonlaşmalar anne-babaları çok çabuk telaşlandırır. Bu “önemseme” bilinci çok güzeldir, ama ortodontik tedavi çoğunlukla süt dişleri değişince planlanmaktadır. İlk daimi diş 6 yaş civarında çıkan azı dişidir, takiben 7–8 yaş gibi kesicilerle başlayan ve 13 yaşa kadar devam eden bir karma dişlenme dönemi vardır. 6 yaşında çıkan ilk daimi azı dişini pek çok ebeveynler, süt dişi olarak düşünüp çürüklerini önemsemezler ve yerine yenisi gelecek olarak düşünürler. Dolaysıyla bu dişlerin sürmesinden hemen sonra bir uzman muayenesi şarttır, koruyucu tedavilerin en iyi planlanacağı dönemdir.

 

Kategori: Anne ve Bebek Sağlığı

 

Bebeğinizin Besinlerini Hazırlarken Dikkat Etmeniz Gereken Ufak Ayrıntılar

Yazar: Bebi, 11-11-2011, 15:35, Görüntülenme: 633

0

Bebeğinize ilk defa vereceğiniz bir besin ise; bunu sade olarak başka şeylerle karıştırmadan veriniz ki yeni gıdaya karşı alerjisi olup olmadığını görebilirsiniz.

Eğer bebeğinize aile için yapılan yemeklerden verecekseniz, tuz yada şeker eklemeden bebeğinizin porsiyonunu ayırınız .

Ne pişirirken nede yemekte bebeğinizin besinine yağ eklemeyin.

Sebzeleri buharda, basınç altında yada susuz ortamda pişirin.

C vitaminini tahrip edebildiğinden bakır kaplarda pişirmeyin.

Kategori: Anne ve Bebek Sağlığı

 
Önceki Sonraki