Dış gebelik, döllenmiş olan yumurtanın normalde yerleşmesi gereken uterusun içi yerine, başka bir dokuya yerleşmesi olarak tanımlanır. Dış gebeliğin en çok yerleştiği yer fallop tüpleridir, fakat başka yerlerde de oluşabilir. Tüp içine yerleşen ve giderek büyüyen embrio, tüpü veya o bölgedeki damarları yırtarak iç kanamaya yol açabilir. Bu durumda bebek kaybedildiği gibi, anne yaşamı da risk altına girer.
Acıbadem Kocaeli Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Yıldız Tunçay: “Dış gebelik, son yıllara kadar gebeliğin ilk 3 ayında olan anne ölümleri nedenleri arasında ilk sırada yer alırken, günümüzdeki erken tanı ve tedavide büyük başarılar elde edilmesiyle, anne ölümlerinde %90’ın üzerinde azalma sağlanmıştır. Artık dış gebeliklerin %80’inden fazlasında, tüplerin yırtılıp, iç kanama başlamadan tanısı koyularak, erken dönemde tedavisi yapılabilmektedir. Bunun sebepleri, serumdaki B-HCG (sperm hücresinin yumurtayı dölledikten sonra vücudun salgıladığı hormon) tespitinde artmış hassasiyet, vajinal ultrasonun ve laparoskopinin daha yaygın kullanılmasıdır.” diyor.
Dış gebeliğin görülme sıklığı
Dış gebelik, 1970’lerde 1000 gebelikten 4,5’unda rastlanırken, günümüzde 1000 gebelikten 19,7’unda görülmektedir. Dış gebeliğin artışında çeşitli nedenler bulunmakla birlikte, en önemli nedenleri; cinsel yolla bulaşan hastalıkların yol açtığı pelvik enfeksiyonlarının artışı, kısırlık tedavisinde tüp bebek veya diğer yardımcı üreme tekniklerinin kullanılmasıdır.




